Şansal Büyüka: “Fenerbahçe maçındaki Burak Yılmaz, sahada barış elçisi gibiydi.”

Milliyet Gazetesi Yazarı Şansal Büyüka, Beşiktaş – Fenerbahçe maçını değerlendirdi.

Ajans Beşiktaş – İşte Şansal Büyüka’nın bugünkü Milliyet Gazetesi’nde yer alan yazısı:

Haftanın tüm Süper Lig maçlarını çok dikkatli izlemeye çalışıyorum. Hatta araya Avrupa liglerini, bizim alt ligleri de sığdırıyorum. İyi-kötü aklıma takılanları not alıyorum.

İşte bu haftanın küçük ama dev adımları;
-Ankaragücü seyircisi karşılaşma öncesinde Erzurumsporlu oyuncuları tribünlere çağırıp alkışladı.
-Konyaspor seyircisi maçtan önce Kayserisporlu futbolcuları tribünlere davet edip kendilerini alkışladı.
– Beşiktaş-Fenerbahçe maçının oynanacağı günün öğleden sonrasında iki başkan Fikret Orman ile Ali Koç birlikte program yaptılar. Barışcıl açıklamalarla maçın tansiyonunu düşürdüler. İçten bir dostluk örneği gösterdiler.
-Çok sert, kıran-kırana bir derbi olmasına rağmen kavga, sille-tokat olmadı.
– İki başkan Fikret Orman ile Ali Koç, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu’nun sağına-soluna  oturarak birlikte maç izlediler. Ali Koç, Vodafone Park’ta kendi evindeki kadar rahattı.
-Maçtan önce Ersun Yanal ile Burak Yılmaz, Ersun Yanal ile Caner Erkin öyle sıcak, öyle samimi kucaklaştılar ki, tıpkı baba-evlat gibiydiler.

-Hangi maçtı hatırlamıyorum, yere eğilerek rakip futbolcunun ayakkabısını bağlayan oyuncu gördüm.
Belki de çok uzun yıllardır görmediklerimi sadece bir hafta içinde gördüm. “Bunlarda ne var?” diyebilirsiniz  ama futbolun dostluğu, gerilimin sonlanması adına çok şey var. Küçük ama dev adımlar bunlar…
Futbolda yıllardır kötüden beslenip kötüden kazananlar, artık bu güzelliklere dünyalarını açmalı, desteklemeli ve yeşermeleri, gelişmeleri adına teşvik etmeliler. Kötü sonlardan bıktık… Futbol mutlu son istiyor.

Devam Burak

Burak Yılmaz, tartışmasız bu ülkenin son yıllardaki en büyük golcüsü… Zaten Burak’ın futbolculuğu, golcülüğü üstünden tartışıldığını görmedim, duymadım. Burak’ın hep sahadaki halleri tartışıldı, halen de devam ediyor. Ancak son Fenerbahçe maçındaki Burak Yılmaz, sahada barış elçisi gibiydi. Rakip oyuncular da dahil, sakatlananın yanına ilk Burak koştu. Sinirlenen futbolcuyu hangi takımdan olursa olsun Burak Yılmaz sakinleştirdi. Sahadaki duruşu da süperdi, gollerdeki vuruşu da…
Devam Burak…

Güneş, milli takım ile eleştirilemez

Beşiktaş’ın hocası Şenol Güneş’in Fenerbahçe maçından sonra Ümraniye tesislerine girerken küçük bir taraftar grubu önünü çevirmiş ve “milli takımı düşünüyorsun, Beşiktaş’la ilgilenmiyorsun” diye tepki göstermişler.

Tepeden tırnağa yanlış… Şenol Hoca, milli takımı düşünecekse çok bol zamanı var, niye getirip bunu Fenerbahçe maçının çok kritik 90 dakikasına taşısın? Hesap soranlara göre, Sadık kafa golünü atarken, Hasan Ali uzaklardan çakarken, tam o sırada Şenol Hoca, milli takımı mı düşünmüş oluyor… Şenol Hoca elbette eleştirilir, ama bu konu üstünden değil…

Kötüyü kimseye bırakmıyoruz!
 

-Avrupa’nın en yaşlı ligi bizde…
-Avrupa’nın en yüksek maaşları bizde…
-Avrupa’nın alt yapıdan en az futbolcu oynatan ligi bizde…
Kötü rekorları kimseye bırakmıyoruz, iyi rekorlarda adımız bile geçmiyor.
 
Tazı gibi koştular ama…

Fenerbahçe’de Ersun Yanal’ın, Beşiktaş maçında ikinci yarıya başlarken yaptığı hamleler konuşuluyor ve alkışlanıyor. Bana göre daha önemlisi var, Fenerbahçe’de fazla değil, daha 3-4 maç öncesine kadar , ikinci yarılarda futbolcuların dilleri şişer ve sahada adım atacak halleri kalmazdı. Oysa şimdi 90 dakika bitene kadar “tazı” gibi koşuyorlar, tempo yapıyorlar, rakibe baskı kuruyorlar.

Devre arasında, ligler devam ederken bu kondisyonu güçlendirmek kolay iş değil… Ama Ersun Hoca’nın da söylediği gibi Fenerbahçe’de ciddi bir kalite ve koordinasyon sorunu var, bu da açıkça görülüyor ve Fenerbahçe için risk olmaya devam ediyor.
 
İkinci buluşma

“Ben demiştim, ben söylemiştim” lafını hiç sevmem ama Göztepe ile Tamer Tuna arasında parlak bir sezondan sonra ayrılık olunca Milliyet’te, “Dilerim Tamer Tuna, Göztepe’yi, Göztepe de Tamer Tuna’yı aramaz” diye yazmıştım. Nitekim ne Tamer Tuna mutlu olabildi, ne de Göztepe… Şimdi ikinci evliliği yaptılar. Umarım bu defa birbirlerinin değerini daha iyi anlarlar.
  
Hakemlerin en az konuşulduğu hafta

MHK yeni geldi. Bir haftada her şeyi değiştirme şansı yok. Ancak geride bıraktığımız hafta, belki de hakemlerin en az hırpalandığı, eleştirildiği hafta oldu. Ayakları mı iyi geldi, isimleri mi yetti bilmiyorum. Ancak Mustafa Çulcu’ya güveniyorum.
 
MHK’yi siz seçin

Kulüpler Birliği’nin sanırım bugün toplantısı var. Kulüpler Birliği’ne önerimdir; gerekirse TFF ile kol kola girin, talimatı değiştirin, MHK Başkanı’nı ve yönetimini siz seçin. Aralarına da iki temsilcinizi sokun. İnanın her şey çok daha güzel olur.
 
 

Editör: