“36 yaşındaki Atiba’ya sarılmak, ondan olağanüstü işler beklemek hayalciliktir!”
Beşiktaş’ın, ilk devresini 3-0 önde kapattığı maçta Fenerbahçe ile 3-3 berabere kalmasının yankıları devam ediyor. Milliyet Gazetesi Yazarı Bilal Meşe, bugünkü haftalık yazısında yine o maça değindi.
Ajans Beşiktaş – İşte Bilal Meşe’nin bugünku Milliyet Gazetesi’nde yer alan köşe yazısı:
“Güzel bir atasözü vardır, “Teker kırıldıktan sonra, yol gösteren çok olur” diye… Hiç böyle bir niyetimiz yok, ama görünen köy de kılavuz istemez! Beşiktaş artık görünen köydür, bizim penceremizden. Kaldı ki, Kartal bu tip arızaları hep yapıyor, anımsayın Valeranga faciasını! Derbi geride kaldı, kalmasına ama arkasında da bir dizi sorular bıraktı.
İbreyi üç farklı skoru koruyamayan, ikinci yarı teslim bayrağını çeken Kartal’a çevirelim. Teknik adamların oyuna katkısı siz deyin yüzde 20, biz diyelim yüzde 25, gerisi sahadakilere kalmış. Hem Şenol Güneş hem de Ersun Yanal’ın kadro seçimindeki hatalarını kimse yadsıyamaz. Caner Erkin, beğenin veya beğenmeyin şu anda Türkiye’nin en iyi sol açığıdır bence. Özellikle ofansa çıkışlarda, ceza alanına ortalarda onun gibisi var mı? Yok, ama yedekte! Derbiler yıldız oyuncuların öne çıktığı maçlardır, tersini bana kimse anlatamaz. Quaresma gibi etkili oyuncu niye 11’de sahaya sürülmez? Hadi bunu geçtik, Kartal’ın en istikrarlı, en savaşçı oyuncularından Medel niye uzun süredir 11’e giremiyor? 36 yaşındaki Atiba’ya sarılmak, ondan olağanüstü işler beklemek hayalciliktir!
Sadece Güneş mi? Ersun Yanal farklı mı? Ayew ve Valbuena gibi iki etkili oyuncuyu nasıl yedek oturtur? O hatasından ikinci yarıda döndü, Şenol Güneş ise geç kaldı, geççç! Oyunu okumak, olası tepkilere set çekmek, teknik adamın asıl işidir. Saha içinde taktik değiştirebilir, oyuncu hamleleriyle önlem alabilirsiniz. Eğer bunu göremiyorsanız, ya maça konsantre değilsiniz, ya da kafanız başka adrestedir! Şenol Güneş, gazeteci dostlarımızın sorularına kızıyor, kızmasın. Elbette, böylesi bir skordan sonra, istifa ve Milli Takım’ı sormalarından doğal ne olabilir? Görüyoruz ki, Güneş’in de kafası karışık, motivasyonunu kaybetmiş, kızgın ve de öfkeli! Tabii ki her kararınızda özgürsünüz, gider veya kalırsınız, buna karışamayız, fakat soruları da sorarız! Sosyal medyada maçı en iyi özetleyen bir tweet var, paylaşmak isterim… “İlk yarı Şenol Güneş, maçın sonucu Şenol Güneş”…!
Muhalefet varsa demokrasi vardır
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, tez canlıdır, içinden ne geçiyorsa, diline yansıtır, biliyoruz. Orman, Divan Kurulu toplantısında özeleştiri yapacak kadar da açık sözlüdür. Bu işin bir yanı… Yaklaşan kongre öncesinde camiada hareketlilik var, adaylardan söz ediliyor. Her camiada muhalefet vardır, olması doğaldır. Neticede muhalefetin olduğu yerde demokrasi vardır. Efendim çok adaydan söz ediliyor, ne güzel, üstelik bu ekonomik tabloda fena mı?
Ne hakkınız var!
Sosyal medya iletişim anlamında güzeldir, yeter ki o alanları iyi kullanalım… Derbi sonrası bazı tweetlere göz attım, güzel olan var, terbiye sınırlarını zorlayanlar da! Birçoğu derbi maçındaki kadro tercihi nedeniyle Şenol Güneş’i eleştiriyor, hatta istifaya çağırıyorlar. Çağırabilirler, ama kararı yönetim ile kendisi verir arkadaşlar. Burak Yılmaz’ın 45’te attığı golden sonra tribünde ekranlara gelen baba-oğul görüntüsü uzun süre hafızalardan silinmeyecek. İlk yarının sevincini gözyaşı dökerek kutladılar, güzel bir duygu. Merak ediyorum, o sevimli çocuk maç bitiminde ne yaptı? Bu kez üzüntüden ağlamıştır sanırım. Böylesi minik bir yavruyu üzmeye ne hakkınız var, sevgili futbolcular?
Editör: Haber Merkezi
