Tam Saha dergisinden ‘Baba Recep’ yazısı

Türkiye Futbol Federasyonu’nun dergisi Tam Saha, Beşiktaş’ın şampiyonluk yazısının dışında geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Türk futbolunun son ‘BABA’ lakaplı oyuncusu Recep Adanır için de bir yazı yayınladı.

Ajans Beşiktaş – Hakkı Yeten ve Gündüz Kılıç’la birlikte ‘Baba’ lâkabı verilen üç oyuncudan biri olan Recep Adanır’ı Mayıs ayında kaybettik. Beşiktaş’ta efsaneleşen, ilk Amillî maçında Almanya’ya gol atarak Berlin’deki tarihi 2-1’lik zaferinmimarlarından biri olan Baba Recep’i rahmetle anıyoruz.

1951 yılının 17 Haziran gününde Berlin’deyiz… ll. Cihan Harbi’nin akabinde yaralarını sarmaya çalışan Berlin’in ünlü Olimpiyat Stadı’nda… Kronometrelerin beşinci dakikayı gösterdiği bir anda Almanlar neye uğradıklarını şaşırıyor. Kalecimiz Turgay Şeren’in “Berlin Panteri” unvanını alacağı, Millî Takımımızın 2-1 kazanarak tarihinin altın sayfaları arasına kaydedeceği bu unutulmaz maçın beşinci dakikasında, 22 yaşındaki bir delikanlı, ilk kez giydiği AMillî Takım formasıyla Almanların kalecisi Anton Turek’i avlıyor. Biz 1-0 öne geçmenin gururunu biraz da şaşkınlıkla yaşarken, Alman cephesinde o şaşkınlığa hüzün de karışıyor. Ay-yıldızlı formayı Turgay Şeren, Naci Özkaya, Müjdat Yetkiner, Eşref Özmenç, Ali İhsan Karayiğit, Hüseyin Saygun, Mehmet Ali Has, Erol Keskin, Gündüz Kılıç, Muzaffer Tokaç, Lefter Küçükandonyadis ve Faruk Sağnak’la birlikte giyen o genç oyuncunun adı Recep Adanır’dı. “Baba” lâkabını Hakkı Yeten ve Gündüz Kılıç gibi hakkıyla taşıyıp 21 Mayıs 2017 günü 88 yaşında aramızdan ayrılacak olan Recep Adanır.

“Seni Beşiktaş’a götürmeye geldik”
3 Mayıs 1929’da Ankara’da dünyaya gelen Recep Adanır, futbola da 1947 yılında Ankaragücü’nün genç takımında başlamıştı. İyi oyuncu olduğunu anlaması için takımla ikinci kez idmana çıkması gerekti. Baba Recep, Hilal Özyurt’a verdiği röportajda bu hatırasını, “Ankaragücü’nde çok otoriter bir malzemeci vardı. İlk idmana çıktığımda bana öyle kötü bir ayakkabı vermişti ki ayaklarım yara bere içinde kalmıştı. Bir sonraki idmanda bana güzel ayakkabı, temiz bir forma verdi. Anladımki beni beğenmiş! Eskiden iyi malzeme kullanabilmek için iyi oyuncu olmak gerekirdi” 1 diye anlatıyordu. Beşiktaş’a gidiş hikâyesi de oldukça ilginçtir. Dönemin Başvekili Adnan Menderes’in yardımcıları mahallenin kahvesine gelip “Seni Beşiktaş’a götürmeye geldik” derler; o da “Hemen biletimi alın, gideyim” cevabını verir ve İstanbul’a gelir.

20.jpg

“Baba Recep, Baba Recep”
“Baba” lâkabını da çok genç yaşta kazanır. Beşiktaş’taki ilkmaçını İtalya’ya gidecek olan Millî Takımımıza karşı oynar. Beşiktaş’ın 2-1 kazandığı maçta gollerin ikisini de Recep Adanır atar ve birkaç ay sonra da rütbesi “Baba” olur. Beşiktaş onun forma giydiği ilk sezon olan 1950-51’i İstanbul Şampiyonu olarak tamamlar. Baba Recep 14maçta onamış ve 13 gol atmıştır. 1959’da son kez Beşiktaş formasını giydiğinde siyah-beyazlı formayla ikisi İstanbul Profesyonel Ligi, ikisi İstanbul Federasyon Kupası olmak üzere dört kupa daha kaldırır. 1959-60 sezonunu Kasımpaşa’da geçirdikten sonra 1960-61 sezonundan itibaren ezeli rakiplerden Galatasaray’a geçer. Beşiktaş’tan ayrılışını ise dönemin yönetiminin kaptanlık bandını kendisinden almak istemesine bağlar; “Rütbeleri sökülmüş bir subay olmaktansa Beşiktaş’tan ayrılırım” der ve ayrılır. Galatasaray’a, kendisi gibi “Baba” lâkaplı Gündüz Kılıç tarafından davet edilmiştir. Beşiktaş’a karşı çıktığı ilkmaçta seremoniden sonra Galatasaray taraftarları “Baba Recep, Baba Recep!” diye çağırır Adanır’ı.

“Kalbim her zaman sizinle”
Beşiktaş taraftarları da yine “Baba, Baba!” diyerek davet etmektedir. Galatasaray taraftarını selamladıktan sonra ayaklarını göstererek, “Bu ayaklar sizin için çalışıyor” der. Beşiktaş taraftarlarına da gidip kalbini gösterir ve şu sözler dökülür dudaklarından: “Kalbim her zaman sizinle!”  İki sezon formasını giydiği Galatasaray’la ikinci sezonunda Millî Küme şampiyonluğu yaşar ve 1962-63 sezonunu Karagümrük’te geçirip yeşil-sahalara veda eder. Bu süreçte, ilki yukarıda sözünü ettiğimiz Almanya maçında olmak üzere toplam 10 defa AMillî Takımımızın formasını terletir. Millî Takım’daki ikinci golünü ise 6 Ocak 1954’te Dünya Kupası elemelerinde 4-1 yenildiğimiz maçta İspanya’ya atar. Futbolu bıraktıktan sonra farklı takımlarda menajerlik, antrenörlük, teknik direktörlük yapar. Kıbrıs’a antrenör olarak gider ancak Ada’nın çok karışık olduğu bir dönemdir. Her gece evine tehdit telefonları gelir. EOKA’cılar, “Bu gece son geceniz. Yarın hepinizi keseceğiz” der. Hatta bir futbolcusu vurulur. 1974’te Türk ordusu Ada’ya çıkartma yapar ve barışı sağlar ama Recep Adanır için anavatana geri dönme vakti gelmiştir. Bir süre Nazillispor’da çalışır ama futbolun içindeki kulis faaliyetleri “Baba”yı bıktırır ve “Ben kulis faaliyetlerini değil, futbolu bilirim” diyerek teknik direktörlük ceketini de asar.

 

Editör: